30 Eylül 2008 Salı

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN


19 Eylül 2008 Cuma

Akıllı elektrik sayaçları gerçekten ekonomik mi?

Elektrik faturaları kışın ısıtıcılardan, yazın klimalardan ve devamlı çalışan çamaşır makinesi, buzdolabından vb. eşyalardan dolayı en yüklü faturalardan biridir. Elektrik faturasını azaltmanın yolları daha önce bir kaç yazıda belirtilmişti. Bu yöntemlerin dışında akıllı sayaçları kullanmak gerçekten faturaları azaltıyor mu? Biraz planlı olur ve rahatınızdan ödün verirseniz cevap evet.
Akıllı sayaçlar, elektrik abonelerine şebekenin yoğun olmadığı saatlerde daha ucuz bir tarife uygulayarak şebeke yüklenmelerini azaltmaya yöneliktir. Akıllı sayaçların diğer sayaçlara göre iki farkı bulunmaktadır. Birincisi saat ekranı isminden de anlaşılabileceği gibi elektroniktir. İkincisi ise, bu sayaçların asıl önemli özelliği, günün farklı saatlerinde ne kadar elektrik enerjisi kullandığınızın raporunu tutmaktadır. Analog (normal) saatlerde tüketilen elektrik bir zaman ayrımını tabi tutulmaksızın toplam bir değer olarak faturada belirtilmektedir. Ama eğer kullandığımız akıllı bir sayaçsa faturamızda sabah akşam ve gece saatleri olmak üzere tüketimimiz üç aşamaya ayrılmış olarak görülür.
Hangi saatlerin hangi dilime girdiği aşağıdaki gibidir:
(06:00 - 17:00) arası gündüz, normal tarife.
(17:00 - 22:00) arası puant, pahalı tarife.
(22:00 - 06:00) arası gece, ucuz tarife.
Tedaş’ın 2008 yılı tarifesine buradan ulaşabilirsiniz
Akıllı sayaçları kullanırken şunlara dikkat etmek gerekir:
Saatinizin akıllı sayaç olması ucuz tarife için yeterli değildir. Bunun yanında elektrik dağıtımınızı yapan kuruma üçlü tarifeye geçeceğinizi bildirmeniz gerekiyor.
Akıllı sayacın ve üçlü tarifenin ekonomik olması için çamaşır makinesi, bulaşık makinesi gibi fazla enerji tüketen eşyalarınızı gece diliminde kullanmanız gerekir. Eğer planlı olamayıp bu zaman diliminde kullanmazsanız normalden daha fazla bile ödeme yapabilirsiniz.
Normalde sayaçlar saatlerin geri veya ileri alındığı zamanlarda kendilerini otomatik olarak ayarlarlar. Fakat bu geçişlerde problem olup olmadığını kontrol etmenizde yarar var.
Akıllı sayaç kullanımı için rahatınızdan da biraz ödün vermeniz gerekebilir. Örneğin gürültülü bir çamaşır makineniz varsa, gece iş yapmak istemiyorsanız, aşırı sıcaklarda saat 22.00′den önce klimanızı çalıştırmak istiyorsanız akıllı sayacı bir daha düşünün.

15 Eylül 2008 Pazartesi

Calista Luxury Otel

Özdoğan Grup tarafından Belek`te inşa edilen Calista Luxury Otel`in Leo adlı villasında bataryadan lavaboya kadar pek çok yerde 24 ayar altın kullanıldı
Mayıs ayında hizmete giren Antalya Belek`teki Calista Luxury Resort Otel`in Genel Müdürü Ali Kızıldağ, otellerinin Türkiye`nin Burj Al Arab`ı olduğunu iddia ederek, yeni bir `her şey dahil` sistemi geliştirdiklerini söyledi. 600 odalı ve bin 200 yataklı otelde 13 villa ve bir de Villa Leo adlı `saray yavrusu` bulunduğunu belirten Kızıldağ, “Bin 500 metrekarelik Villa Leo`nun gecelik fiyatı, sezona göre 15 bin ila 25 bin dolar arasında değişiyor. Villalara gelen müşteriler genellikle bir ay konaklıyor” dedi. Villa Leo ile ilgili bilgi veren Kızıldağ, villanın lavabosundan küvetin kenarlarına, bataryadan bazı duvarlara kadar pek çok yerde 24 ayar altın kullandıklarını anlattı. Bazı odaların duvarlarına swarovski taşlı duvar kâğıdı döşediklerini kaydeden Kızıldağ, burada 24 saat hizmet veren bir kâhyanın da bulunduğunu dile getirdi. Villada dört yatak odasının yanı sıra, sinema ve fitness salonu, çalışma, oturma ve misafir odaları ile bir de özel havuz yer alıyor. Calista Luxury Resort`un Türkiye`nin en pahalı resort otellerinden biri olduğunu ifade eden Kızıldağ, yüksek sezonda iki kişilik odaların gecelik kişi başına fiyatının 499 YTL, tek kişilik odaların ise 750 YTL olduğunu söyledi.150 MİLYON DOLAR HARCANDIOteli yapan Özdoğan Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ali Özdoğan, 130 dönüm alan üzerine kurulu Calista Luxury Resort`un, 150 milyon dolara mal olduğunu söyledi. “Otel, iç ve dış mimarisi ile Türkiye`de bir ilk oldu. Hiçbir masraftan kaçınmadık. Normalde metrekaresi için 700 dolar civarında harcanacak bu otel için biz bin 200 Euro harcadık” diye konuşan Özdoğan, otelin yabancı mimarlar tarafından tasarlandığını kaydetti. Özdoğan, Ankara`da önümüzdeki yılın mart ayında başlayacakları 100 milyon dolara mal olacak yeni bir otel projesi daha olduğunu anlattı. Oteli, Armada Alışveriş Merkezi`nin karşısındaki arsada yapacaklarını dile getiren Özdoğan, “Yine yabancı mimarlarla çalışacağız. 5 yıldızlı olacak oteli, 2.5 yıl içinde bitirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Beyaz eşya alırken dikkat edilmesi gerekenler

Beyaz eşya konusunda seçeneklerin bolluğu, deyim yerindeyse “kırk yılda bir” yapılan, fakat oldukça pahalıya mal olan bu alışverişi karmaşıklaştırıyor. En iyi ürünü en ucuza getirmenin çilesi alternatiflerin çokluğuyla birleşince, bir anda kendinizi içinden çıkılmaz bir durumda bulabilirsiniz. Seçim yapmanıza yardımcı olacak ve beyaz eşya alışverişinizi zevkli hale getirecek önerilerimizi dikkate alarak, işinizi kolaylaştırabilirsiniz. Beyaz eşyalar bugün, gündelik yaşamın vazgeçilmez bir parçası. İhtiyaçlarınızı en üst seviyede karşılayacak, enerji tüketimini ise en alt seviyede tutacak beyaz eşya seçenekleri, en ideal olanları. İşte, en temel ihtiyaçlar arasında yer alan beyaz eşya seçenekleri ve tercih yapmanıza yardımcı olacak öneriler: Fırın AlırkenFırınlar standart olarak 85×60x60 (yükseklik, genişlik, derinlik) ölçülerinde üretilir. Eğer özel ihtiyaçlarınız varsa, daha yüksek (90 cm) ve daha dar (50 cm) ürünleri ender de olsa piyasada bulabilirsiniz. Türkiye’de satılan fırınların hemen hemen hepsi kendinden 4 göz ocaklıdır. Çift bölmeli fırınlar, birkaç değişik yemeği aynı anda pişirmek için idealdir. Tek bölmeli fırınlar ise, daha uygun fiyatlarıyla cazip bir alternatif olarak göze çarpmaktadır.Fırınların, gazlı ve elektrikli seçenekleri mevcuttur. Elektrikli fırınlar, ısı kontrolünü kolaylaştırdığından tercih edilir; ancak çok elektrik harcadıklarından uzun dönemde pahalı bir alternatif olabilir. Gazlı fırınlar ise, özellikle doğalgazın ulaşmış olduğu kullanım alanlarında çok daha ekonomik bir tercih olacaktır. Bu tip fırınlar çabuk ısındıklarından, ızgara yapmak için de idealdir. Gazın veya elektriğin kesildiği şartlarda aç kalmamayı garantilemek istiyorsanız, hem gazlı hem elektrikli kombinasyonlu fırınlara da bir göz gezdirmeyi unutmamalısınız. Turbo fırınlar, turbo pervaneleri sayesinde fırın içinde homojen ısı dağılımı sağlarken, mini/midi fırınlar ise küçük mutfaklarda yer kazanmak açısından avantajlıdır. Son derece uygun fiyatlı olmalarına rağmen “küçük” olduklarından, tüm ihtiyaçlarınızı karşılamayabilirler. Genellikle standart fırını olan evlerde basit ara öğünleri pişirmek ya da tekrar ısıtmak için kullanılırlar. Ocak AlırkenSet üstü ocaklar standart 60 cm eninde ve derinliğindedir. Tüplü, doğalgazlı ve elektrikli çeşitleri vardır. Gazlı ocaklar, elektrikliye oranla daha çabuk ısınır ve aynı oranda da çabuk soğur. Elektrikli ocakların çoğu, özellikle de fırın üstü olanları, kolay temizlenebilen seramik ya da camdan üretilir. Portatif tek ya da çift gözlü elektrikli ocakları da piyasada bulabilirsiniz. Bölmelerin farklı ısı ayarları olmasına özen gösterin. Buzdolabı AlırkenÜstten kapaklı derin donduruculu buzdolapları, klasik modellerdir ve tam derin dondurucuya az ihtiyaç duyup buzdolabının içindekileri bir hamlede gözden geçirmek isteyenlere göredirler. Çift kapaklı ve derin dondurucusu aşağıda olan modeller, soğutucunun içindekilerin göz seviyesinde kalmasını sağlar ve derin dondurucu kısmı da daha geniştir. Yan yana (gardırop tipi) buzdolapları ise derin dondurucu ve soğutucu bölmelerinin yan yana bulunduğu modeller olup, derin dondurucuyu sık kullananlar için idealdir. İki kısım da neredeyse eşit büyüklüktedir. Geniş tabakların sığması biraz problem olabildiğinden, misafir ağırlamayı sevenler için ideal bir çözüm olmayabilir. Fakat dondurulmuş gıdaları sık tüketiyorsanız, diğer iki seçenekten daha geniş bir derin dondurucu alanınız olacağı kesin. Buzdolabınızı seçerken, dondurucu ve soğutucu bölmelerinin farklı ısı ayarları olmasına özen gösterin. Bu sayede, söz gelişi dondurmanızı katı seviyorsanız dondurucunuzu daha soğuk bir dereceye ayarladığınızda, soğutucunuzdaki sütün içinde buz kristalleri oluşmayacağından emin olabilirsiniz. Eğer sık buz tüketiyorsanız, kendinden buz yapma fonksiyonu olan bir buzdolabı seçebilirsiniz. Arada sırada buza ihtiyacınız oluyorsa, bu özellikten vazgeçebilirsiniz; çünkü makinenizin sürekli temiz olmasını sağlamak için devamlı buz atıp yeniden buz yapmak zorunda kalabilirsiniz. Unutmayın; tüm ev eşyalarınız arasında en çok elektriği buzdolabınız tüketir; çünkü sürekli çalışmaktadır. Enerji kullanımına duyarlı iseniz, aldığınız buzdolabının enerji standartlarına uyumluluğuna dikkat etmelisiniz. Üretici firmanın etiketinde A’dan G’ye kadar bir enerji sıralaması bulacaksınız. A en verimli, G en az verimli ürünleri simgelemektedir. Buzdolabınızı seçerken enerji tasarrufunu da bir kriter olarak kullanabilirsiniz. No defrost özelliği, karlanmayı önlemeye yarayan bir tekniktir.Bulaşık Makinesi AlırkenStandart beyaz plastik tekneli bulaşık makineleri, genellikle en ekonomik olanlarıdır. Lüks modellerde kullanılan paslanmaz çelik tekneli bulaşık makineleri ise, yüksek ısılara daha çabuk çıkabildiklerinden temizlikte daha iyi sonuç verir. İç sepetlerin derinliği, markadan markaya değişir ve bazı modellerde ayarlanabilir. Alt sepette daha çok yer veren seçenekler; uzun ve geniş tencereleri, tabakları, vazoları yıkamak için gereklidir. Bulaşık makineniz, evinizde belki de en çok ses çıkaran alettir. Üretici firmanın kataloğunda, gürültü/ses seviyesini bulabilirsiniz (db). Ses seviyesi ne kadar düşükse, o kadar sessiz bir makineyle karşı karşıyasınız demektir.

Çevre dostu beyaz eşya alışverişi arttı

Çevre bilinci hızla yayılırken, tüketimin her alanında olduğu gibi beyaz eşya sektöründe de enerji tasarruflu, doğaya daha az zarar veren ürünler geliştiriliyor. Bundan birkaç yıl önce markaların ürün listesinde bu tipte ancak bir iki model bulunurken, bugün üretimin büyük bölümü A ve A+ olarak tanımlanan enerji tasarruflu teknolojiyi kullanıyor.Enerji tasarrufu sağlamayan beyaz eşyalara B sınıfı deniyor. Çevre dostu buzdolapları siz tatildeyken elektrik faturasını kabartmıyor, çamaşır makinesi çamaşırın kirini ölçüp daha az deterjan kullanıyor, bulaşık makinesi su tüketimini azaltıyor. Bazı markalar ürün ambalajlarını da geri dönüşümlü malzemeden üretiyor. Bu tür beyaz eşyaya olan ilgi geçtiğimiz yıla göre yüzde 70 arttı.ÜRETİMİN YÜZDE 90'I A SINIFIVestel, hem üretim hem de kullanım sırasında çevreye en az zararı verecek beyaz eşyalar üretiyor. Yüzde 90'a yakını çevreci üretim, yani küresel ısınmaya duyarlı, B sınıfına göre yüzde 25 enerji tasarrufu sağlayan A ve A+ enerji sınıfı ürünler. Örneğin Intraton 1200 model çamaşır makinesi, benzerlerinden farklı olarak 63 litre su tüketip yüzde 30 enerji tasarrufu sağlıyor. Platinum 24 duvar tipi split klima da A sınıfı enerji tüketen Vestel ürünleri arasında.Whirpool'un da AWO 1000 çamaşır makinesi, PowerClean bulaşık makinesi ve ARC 4198 buzdolabı da çevreye duyarlı ve enerji tasarrufu sağlayanlar arasında.SUYUN KİRLİLİĞİNİ ÖLÇÜYORProfilo bulaşık makinelerinde bulunan Aquasensör teknolojisi, kızıl ötesi ışınlarla suyun kirlilik oranını tespit ederek ne kadar su tüketileceğine karar veriyor.Bulaşık fazla kirli değilse, daha az su kullanıyor. Yükleme sensörü de yüklenen bulaşık miktarına göre tüketilecek su miktarını ayarlıyor. Otomatik programlama sayesinde her yıkama döngüsü, bulaşıkların kirlilik oranına göre ayarlanıyor ve bu şekilde su ve enerji tüketiminin minimuma inidirilmesini sağlıyor. Çamaşır makinelerinde ise 3D AquaSpar teknoliji ile çamaşırların ıslanma süresi kısaltılarak yıkama döngüleri daha kısa hale geliyor. Ölçek ve dozaj tavsiyesi özelliği, gereksiz deterjan kullanımını engelliyor ve ekstra durulama döngülerinin de önüne geçiyor. Yükleme otomatiği ise yük miktarına göre su miktarını belirliyor. Profilo'nun BD 5700 NFAH model no frost buzdolabı da çevre dostu olmasının yanı sıra antibakteriyel özelliğe sahip.GERİ DÖNÜŞÜMLÜ ÇAMAŞIR MAKİNESİBosch ActiveWater bulaşık makinesi, 10 litre suyla 14 kişilik yemek takımı yıkıyor. Bottom Freezer no frost buzdolabında, yiyecekler daha uzun ömürlü kalıyor. Üstelik tatil modu sayesinde, tatilden dönüldüğünde hem kötü koku olmuyor hem de yüklü elektrik faturasıyla karşılaşmıyorsunuz. Bosch'un A+ enerji tasarruflu ürünleriyle AB enerjili ürünleri arasında yüzde 10 ile yüzde 15 arasında bir fiyat farkı var. Fakat enerji tasarruflu ürünler, elektrik ve su tasarrufu ile aradaki farkı kapatıyor. Bu konuda Bosch yetkililerinin verdiği rakamlar da var: Çamaşır makinelerindeki enerji tüketimi 1990 yılında 0,27 kWh iken, yüzde 37 oranında bir tasarruf ile 2008 yılına gelindiğinde 0,17 kWh olMuş. 21,2 litre olan su tüketimi ise 18 yılda tam yüzde 67'lik bir gerileme ile 2008 yılına gelindiğinde 7 litreye düşmüş. Bosch ayrıca, ömrünü tamamlayan çamaşır makinelerini yüzde 98 oranında geri dönüştürüyor.Siemens, enerji tasarrufunu ecoPlus yaklaşımıyla sürdürüyor. A sınıfı enerji verimliliğe sahip ürünlerde yüzde 24, A+ enerji verimliliğe sahip ürünlerde yüzde 45'e varan elektrik tasarrufu mümkün. Aynı markanın bulaşık makineleri, enerji tasarrufu ile deterjanı bedavaya getiriyor. Süper kısa 15 programı ve miktar otomatiği özellikleri sayesinde tasarrufu maksimize ediyor. Siemens makineleriyle de 10 litre suyla 14 kişilik yemek takımı yıkayabiliyorsunuz. VarioSpeed özelliği Siemens'in yeni teknolojisi. Yıkama programının süresini kısaltıyor.

ALTINÇAĞ

TEKNOLOJİDE BÜYÜK İLERLEMELER GÖRÜLECEKİçinde yaşadığımız yüzyıl, özellikle de son çeyreği, teknolojinin gelişimi açısından dünya tarihinde görülmemiş bir hıza sahne olmuştur. Bundan 100 sene önce ismi bile bilinmeyen pek çok teknolojik araç hayatımızın vazgeçilmez parçaları haline gelmiştir. Hatta bundan 10 sene önceki teknoloji ile günümüzdeki teknoloji arasındaki fark hayal edilemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Şu anki gelişmeler bize Altınçağ'da yaşanacak olan ilerlemeler hakkında da çok önemli işaretler vermektedir.Altınçağ'da teknolojide yaşanacak olan ilerlemeler, insanların hayatlarında çok büyük bir konfor ve kolaylık sağlayacaktır. Eskiden sadece hayal edilebilen pek çok yenilik, teknolojinin gelişmesi sayesinde hayatın her anına yayılacaktır. İnsanlar evlerinde, işlerinde, okullarında bu gelişmeler sayesinde çok büyük kolaylıklar yaşayacak, rahat, eğlenceli ve zevkli ortamlara kavuşacaklardır. Ev hayatında bilgisayarların kullanılması insanlara hız kazandıracaktır. Örneğin her türlü alışveriş, ağır işler, güvenlik, ısıtma, havalandırma, elektrik, acil durum sistemleri bilgisayarlar aracılığıyla kontrol edilecek, robotlar çoğu işte insan gücünün yerini alacaktır. İnsanlar evlerinde otururken ya da televizyon izlerken tüm işlerini robotlar sayesinde, otomatik işlemlerle halledebileceklerdir. Evlerin temizlenmesi, bozuk olan her türlü aletin onarılması, hareketli mikroçipler sayesinde evdeki toz ve akarların tamamen ortadan kaldırılması, bilim adamlarının gelecekte robotlarla halletmeyi planladığı konuların başında gelmektedir. Altınçağ'da tüm bu planlar gerçekleşecek, insanların vaktini alan her türlü iş teknolojik aletler tarafından halledilecektir.Teknoloji dünyanın tüm güzelliklerini insanların önüne serecek, üç boyutlu ortamlarda, sanal televizyonlarla pekçok yeri gezmelerini, eğlencelere katılabilmelerini, zeka geliştirecek oyunlarla oynayabilmelerini mümkün kılacaktır. İnsanlar sanal ortamlarda pek çok tecrübeyi önceden edinebilecek, kendilerini geliştirebilecek ve eksikliklerini giderebileceklerdir.Eğitim sistemi bilgisayar ve internet teknolojisinin gelişmesi ve daha geniş bir alana yayılmasıyla çok köklü bir değişim gösterecektir. Çocukların ev ortamından tüm eğitimlerini takip etmeleri sağlanacaktır. Bunun yanında okuma ve ezber ağırlıklı eğitim yerine, çocukların sanal ortamda deneyim kazanarak, bizzat uygulayarak ya da internet televizyonları aracılığıyla görsel olarak öğrenebilecekleri bir sistem hayata geçirilecektir. Günümüzde sadece çok kısıtlı alanlarda uygulanan sanal ortamda eğitim, insanlara çok büyük bir kolaylık sağlamakta, tecrübe kazanılmasına imkan tanımaktadır. Örneğin, pilot eğitimi sırasında kullanılan sanal uçaklarda pilotlar her türlü kazaya, hava şartına, teknik hatalara karşı tecrübe kazanmaktadır. Altınçağ'da bu şekilde bir eğitim tüm iş dallarında ve eğitimde hayata geçecek, bu şekilde pekçok hatanın, eksikliğin önüne geçilebilecektir.Altınçağ'da eğitim alanında yaşanacak olan bu köklü değişimin en önemli özelliği ise bu tip gelişmelerden tüm dünya halklarının adil bir şekilde faydalanmasını sağlamak olacaktır. Her dönemde olduğu gibi Altınçağ'da da, Kuran ahlakına uyan insanlar layık oldukları tüm güzelliklere, konfora ve kolaylıklara kavuşacak, bolluk ve bereket içinde yaşayacaklardır.ULAŞIMDA YAŞANACAK GELİŞMELERAltınçağ'da teknolojik alanda yaşanan gelişmeler yeni enerji kaynaklarının kullanımına imkan sağlayacaktır. Böylece ulaşım araçlarında kullanılan ve hava kirliliğine neden olan fosil yakıtların yerini, kalıntı bırakmayan güneş ya da rüzgar enerjisi gibi yakıtlar ya da elektrik alacaktır. Bu şekilde araçların insanlara verdikleri tüm rahatsızlıklar da ortadan kaldırılacaktır.Altınçağ'da ulaşım teknolojisinde yaşanan gelişmeler insanların rahatını, güvenliğini ve konforunu sağlayacak, zaman kaybını en aza indirecektir. Yeni yapılan yollar ve araçlarla kaza riski en aza indirilecek, bunun için gereken her türlü önlem alınacaktır.Ulaşımın büyük bir bölümü yeraltından olacak, bu şekilde görüntüyü bozan her türlü ayrıntı ortadan kaldırılmış olacaktır. Bunun sonucunda trafik sorunu da ortadan kalkacak, çok daha güzel ve estetik bir ortam oluşacaktır. Ulaşım araçlarında kullanılan ve hava kirliliğine neden olan yakıtların yerini kalıntı bırakmayan güneş ya da rüzgar enerjisi gibi yakıtlar ya da elektrik alacak. Böylece bu şekilde oluşan rahatsızlıklar engellenecektir.Ses hızını aşan uçaklarda, trenlerde ve diğer çok gelişmiş ulaşım araçlarında insanların ihtiyaç duyabileceği her türlü konfor bulunacaktır. Altınçağ'daki tüm bu teknolojik gelişmeler maddi imkanı olan belli bir kesimin kullanabildiği araçlar olmaktan çıkıp, tüm insanların kullanımına sokulacaktır. İslam ahlakının yaşandığı bu dönemde herkese aynı güzellikler, aynı imkanlar eşit olarak dağıtılacak, insanlar arasındaki ayrımlar kesin olarak ortadan kalkacaktır.İLETİŞİM ALANINDA YAŞANACAK OLAN GELİŞMELERAltınçağ'da yaşanacak olan gelişmelerden biri de iletişim alanında olacaktır. O dönemde dünyanın dört bir yanındaki insanlarla çok hızlı ve çok çabuk haberleşme sağlanabilecek, bilgi alışverişinde bulunulacaktır. Özellikle de uyduların haberleşme alanında sağladığı kolaylıkların tüm insanların kullanımına sunulmasıyla haberleşmede çok büyük bir hız kazanılacaktır. Sesle haberleşmenin yerini telefon edenlerin hem sesini hem de üç boyutlu görüntüsünü yansıtan holografik telefonlar alacaktır.BİLGİSAYAR VE İNTERNET TEKNOLOJİSİ İNSANLIĞIN HİZMETİNDEAhir zamanda hayatın bu kadar büyük bir bolluk ve bereket içinde olmasında hiç şüphesiz bilgisayar teknolojisi çok önemli bir yer tutacaktır. Artık insan hayatının her aşamasında çok büyük kolaylıklar sağlayan bilgisayar, günlük hayatta, iş hayatında, şehir planlamasında, tıpta, iletişimde, sanatta çok büyük bir hız kazandırmaktadır. Altınçağ'da ise bu gelişmeler daha da büyük bir hız kazanacak ve her türlü gelişme insanlığın hizmetine sunulacaktır.Bu arada 20. yy'da yaşanan en önemli gelişmeler arasında sayılan "İnternet ağı"da insanlık tarihinde bir çığır açmıştır. Dünyanın dört bir yanındaki insanların saniyeler içinde birbirlerine ulaşabilmeleri, bilgilerini paylaşabilmeleri, konuşabilmeleri, tartışabilmeleri, kısacası her şekilde haberleşebilmeleri uluslararası internet ağı sayesinde mümkün hale gelmiştir. Artık birşey öğrenmek, bir kütüphanede araştırma yapmak, uluslararası bir teşkilatın raporlarını incelemek, dünyada gelişen olaylara, teknolojik gelişmelere ve bu konuda yapılan yorumlara ulaşmak insanların yalnızca birkaç dakikasını almaktadır. Böylece tüm insanların uzun yıllar araştırmalar yapıp, inceledikleri bilgiler, hiç emek harcamadan insanların kullanımına açılmıştır.İnternet sayesinde dünyada var olan bilgi birikiminin insanlar arasında paylaşılmasını engelleyen tüm problemler tamamen ortadan kalkmıştır. Dünya üzerindeki tüm gelişmeler herhangi bir fark gözetilmeden, tüm halklara bilgi olarak anında ulaştırılabilmektedir. Giderek daha da gelişen internet teknolojisi kuşkusuz ilerleyen dönemlerde çok daha gelişmiş haliyle kullanımda olacaktır.Burada çok önemli bir noktaya dikkat çekmek yerinde olacaktır. Dünya tarihi incelendiğinde, insanlığın hiçbir dönemde böylesine büyük gelişmeler yaşamadığı görülmektedir. Özellikle teknoloji alanında 20. yüzyıl boyunca yaşanan gelişmeler geçmiş dönemlerde yaşanmamıştır. Bundan yalnızca 100 yıl önce bir insana dünyanın bugünkü durumu gösterilmiş olsa kuşkusuz çok büyük bir şaşkınlık yaşardı. Hatta 100 yıl önce değil, bundan 15-20 yıl önce bir insana internet teknolojisinden bahsedilse, bunu son derece uzak, belki 100 yıl sonra ancak ulaşılabilecek bir gelişme olarak değerlendirirdi. İşte tüm bu gelişmeler, insanların çok önemli dönemlere yaklaşmakta olduğunun işaretleridir. Görülen odur ki, yaklaşmakta olan Altınçağ her türlü teknolojinin en üst seviyede yaşandığı, insanların önüne binlerce nimetin sunulduğu, son derece ihtişamlı bir dönem olacaktır.ENERJİDE TEKNOLOJİK DEVRİMSanayi devrimiyle birlikte başlayan enerji çağı, 20. yüzyılda yaşanan teknolojik gelişmelerle çok büyük bir önem kazanmıştır. Eldeki verilere göre önümüzdeki 50 yıl içinde dünya nüfusu ikiye katlanacak ve bu nüfusun enerji kullanımı şu andakinden üç kat fazla olacaktır. Bunun yanında en iyimser tahminlere göre dünya üzerindeki petrol rezervlerine 40 yıl ömür biçilmektedir. Doğal gaz ise daha kısa bir sürede tükenecektir. İşte bu hesaplamalar bilim adamlarını hem daha ucuz, hem daha rahat bulunan enerji kaynakları arayışına itmiştir. Petrolün yerini alacak olan bu enerji kaynakları için birkaç ana başlık üzerinde durulmaktadır: Güneş, rüzgar ve su.Güneş, rüzgar ve su gibi çevreye zarar vermeyen kaynaklardan enerji elde edilmesi önümüzdeki yüzyılların en önemli gelişmeleri olarak düşünülmektedir. Örneğin rüzgar enerjisinin kullanılması özellikle sahil kentlerinin ekonomisinde çok büyük bir atılıma neden olacaktır. Kendi kaynaklarından üretim yaptıkları için dışa bağımlılıkları azalacak ve halkın refahı için çok önemli gelişmeler sağlanabilecektir. Özellikle de rüzgarın tükenmeyen ve elde etmek için çaba gerektirmeyen bir enerji olması bilim adamlarını bu konuda çalışma yapmaya teşvik etmektedir.Yeryüzüne 20 gün içinde düşen güneş ışığının, dünyanın toplam enerji rezervlerinin içerdiği tüm enerjiye denk olduğu düşünülürse, bu enerjinin hayatın her alanında kullanıma geçmesinin en kadar önemli oldul daha iyi anlaşılacaktır.Güneş ve rüzgar enerjisinin yaygın olarak kullanıma geçirilmesiyle Altınçağ'daki enerji sorunu tamamen ortadan kalkacaktır. Evlerde, ulaşımda, ısıtmada, elektriğe dayalı her türlü ihtaçla bu enerjilerden faydalanılacaktır.Araştırmaların ikinci bir kolunu da Güneş'ten elde edilecek olan enerji oluşturmaktadır . Yeryüzüne bir yılda düşen güneş ışığı enerjisi ise, hali hazırda kullandığımız toplam enerjinin 15 000 katı kadardır. Yirmi günlük gün ışığı, dünyanın toplam rezervlerinin içerdiği tüm enerjiye denktir. Dolayısıyla bu kaynakların yaygın olarak kullanıma geçirilmesiyle Altınçağ'da herhangi bir enerji ihtiyacı olmayacak, sanayi ve teknolojide Güneş, su ve rüzgardan çok büyük bir rahatlıkla faydalanılacaktır.

HTC Touch Diamond

Windows Mobile işletim sistemine sahip PDA'lerle adını duyuran ve pek çok ünlü marka için PDA ler geliştiren HTC, bir süredir kendi markası ile yola devam ediyor.HTC'nin yeni ürünü Touch Diamond, TouchFlo 3D teknolojisi sayesinde 3 boyutlu dokunmatik ekran özelliği ile öne çıkıyor. TouchFlo 3D teknolojisi ile mesajlaşma, e-post gönderme, fotoğraf, müzik, hava durumu ve benzeri birçok fonksiyona ulaşım çok kolay bir şekilde gerçekleştiriliyor.HTC Touch Diamond cep telefonu HSDPA 7.2Mbps ve HSUPA kablosuz bağlantı ve geniş bant bağlantı özelliklerine sahip.Kullanıcılar yeni geliştirilmiş web tarayıcı aracılığıyla sayfalara tek ellerini kullanarak zoom yapabiliyor, sayfaları kaydırabiliyor. Telefon yan yatırılınca web sayfaları da dikey görüntülemeden otomatik olarak yatay görüntülemeye geçiyor. Telefonun 2.8 inch ekranı ve otofokus özelliğine sahip bir kamerası bulunuyor.Teknik özellikleri ve video incelemesi aşağıdaTeknik özellikleri:Ağırlık: 110 gramWCDMA / HSPA: 900/2100MHz. HSDPA 7.2 Mbps ve HSUPA bağlantıİşletim sistemi: Windows Mobile 6.1 ProfessionalYonga: Qualcomm MSM 7201A 528MHzEkran: 2.8 inç (7.1 cm) VGA dokunmatik ekranKamera: 3.2 megapiksel + video arama özelliğiDahili Hafıza: 4GB dahili bellek, 256MB flash, 192MB RAMRDS özellikli FM radyoGPS: GPS/AGPSBluetooth: EDR ile 2.0Kablosuz bağlantı: WiFi 802.11b/gArayüz: HTC ExtUSB (mini-USB ve audio jack bir arada; USB 2.0 High-Speed)Bekleme süresi: 300 saat (Push e-mail ile 100 saat)Batarya: 900 mAhKonuşma süresi: 4 saate kadar